Nedir?

İshal, bulantı, kusma, ateş ve karın ağrısının görüldüğü mide ve bağırsakların iltihabıdır.

Akut gastroenteritler genellikle bir virus veya bakteri, nadir olarak da bir parazitin vücuda alınmasıyla meydana gelir.

Nasıl Bulaşır?

Hastalık etkenini içeren dışkı ile kirlenmiş olan yiyeceklerin yenilmesiyle, su veya diğer içeceklerin içilmesiyle ve hastalık etkeni ile temas etmiş kirli ellerin ağıza götürülmesi ile bulaşır. Güvenli içme ve kullanma suyuna ulaşımın sağlanamadığı bir bölgede, su içmek, yemek yapmak, bu suları temizlik amaçlı kullanmak ishalli hastalıkların görülme olasılığını artırmaktadır. Ayrıca kişisel hijyen şartlarının kötü olduğu durumlarda hastalık kişiden kişiye de bulaşabilir. Diğer bir yayılma yolu ise hijyenik olmayan şartlarda hazırlanmış veya saklanmış yiyeceklerin tüketilmesidir. Kirli su, yıkama sırasında yiyeceklere hastalık etkenlerinin bulaşmasına neden olabilir. Kirli sulardan yakalanmış balık ve deniz ürünleri de akut gastroenteritler için kaynak olabilirler.

Belirtileri Nelerdir?

  • İshal
  • Bulantı
  • Kusma
  • Karın ağrısı gibi belirtilerin bir veya birkaçı görülebilir.
  • Bazen bu belirtilere ateşte eşlik edebilir.

Hastalığın etkeni ne olursa olsun tüm gastroenteritlerde ishal görülür.

İshal (diyare): Bağırsak hareketlerinin artması, dışkı miktarının fazlalaşması ile günlük dışkı sayısının artması ve dışkı kıvamının bozularak yumuşak, sulu bir görünüm alması olarak tanımlanır. Virüsler ile gelişen ishalde dışkıda kan görülmez. Bazı bakteriler kanlı, sümüksü bir ishale neden olurken, bazıları kansız, sulu veya su gibi dışkıya da yol açar. Akut gastroenteritlerde bulantı, kusma, karın ağrısı ve ateş sık olarak gelişir. Bütün bu belirtilere bağlı olarak, bağırsakta gaz toplanması, baş ağrısı, halsizlik ve dehitratasyon da görülür.

Dehidratasyon: Dehidratasyon, vücuttan fazla miktarda su-sıvı kaybı olmasıdır. Dehidratasyon, bebekler ve küçük çocuklarda daha sık görülür. İshal, kusma ve ateş sonucu gelişen sıvı kaybı vücudun elektrolit (tuz ve mineral) dengesini de bozabilir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda birkaç saat içerisinde vücuttan aşırı sıvı kaybı olabilir. Hafif dehidratasyon geliştiğini gösteren belirti hastanın susamış olmasıdır. Vücuttan su kaybı arttıkça susuzluğa ek olarak dudak ve ağız kuruluğu, uykuya meyil, gözyaşında azalma veya gözyaşının gelmeyişi, göz kürelerinde çökme, nabızda hızlanma, el ve ayaklarda soğukluk, derin veya hızlı solunum, idrar miktarında azalma olabilir. Ağır dehidratasyonda bunlara ek olarak dalgınlık, kan basıncında düşme, hiç idrar çıkarmama ve şok görülebilir.

Tanısı Nasıl Konur?

Hasta öyküsü ve muayene bulguları genellikle akut gastroenterit tanısı için yeterlidir. Bazı bakteri ve parazitlerin oluşturduğu ishallerin tedavisinde antimikrobiyal ilaçların kullanılması gerektiğinden, hastalık etkeninin bu mikroplardan biri olabileceği düşünüldüğünde bunlara yönelik dışkı tetkikleri ve diğer tetkikler yapılabilir. Kanda tuz ve minerallerin düzeyine bakılması gerekebilir.

Tedavisi Nasıldır?

Akut gastroenteritlerin çoğu kendiliğinden düzelir. Tedavi genellikle semptomlara yönelik uygulanmaktadır.

Kişiler tarafından hastalık döneminde yağsız ve posasız gıdalar tüketilmeli ve ağızdan bol sıvı alınmalıdır.

Doktor tarafından uygun görüldüğü takdirde ve doktorun önerdiği şekilde ilaç kullanılmalıdır

İshal kesici ilaçlar kullanılmamalıdır.

İshal düzelene kadar yağsız ve posasız gıdalarla ishal diyeti uygulanır ve hastanın ağızdan bol sıvı alması sağlanır. İshale bağlı gelişen sıvı ve tuz kaybı oldukça önem taşır. Bu nedenle su kaybının derecesi belirlenip, kayıp az miktarda ise ağız yoluyla, şiddetli ise damar yoluyla (serum) yerine konması gerekir.

Antibiyotik genellikle gereksiz ve etkisizdir. Ancak belirli durumlarda ve bazı mikroorganizmalarla oluşan ishallerde antibiyotikle tedavi gerekebilir.

İshal süresinde iştahsızlık sıktır. Çocuk zorlanmamalı, besinler sık ve ufak öğünler şeklinde verilmelidir. İshalin erken döneminde çocuğun aç ve susuz bırakılmaması, alışık olduğu sıvı besinlerin alabildiği miktarlarda verilmesine devam edilmesi,  sıvı ve tuz kaybının gelişmesini önlemeye yeterlidir. Anne sütü alan bebeklerde emzirme devam ettirilir. Büyük çocuk ise alışık olduğu sıvı besinler ile beslemeye devam edilir. Yoğurt, ayran gibi besinler besin değeri yüksek olan yağsız et, katı yumurta gibi besinler tercih edilmelidir. İshal durana kadar liften zengin besinler (fazla posa bırakan çiğ sebze ve meyveler) bağırsak hareketlerini arttırdığı için önerilmez. Yağ emilimi bozulmamış olmasına karşın çok yağlı besinler bağırsaklardan geçişi hızlandırdığı için birkaç gün verilmez.

Korunma Yolları Nelerdir?

El yıkama; akut gastroenterite yol açan mikropların bulaşmasını önleyen en önemli yöntemdir.

Kişisel korunma önlemi olarak;

  • Ellerinizi;
  • Yemeklerden önce ve sonra,
  • Yemeklerinizi hazırlamadan önce ve sonra
  • Tuvaletten önce ve sonra,
  • Bebeğinizin beslemeden önce, altını temizledikten önce ve sonra,daima sabunla, bol ve temiz su kullanarak yıkayınız.
  • Ellerinizi yıkarken her tarafını (ön ve arka parmak aralarını, tırnak içlerini ) iyice temizlediğine emin olana kadar yıkamaya özen gösteriniz.

Su güvenliğiniz için;

  1. Mutlaka temiz su tüketiniz.
  2. Mümkünse resmi izinli ambalajlı su kullanınız.
  3. Bulunduğunuz bölgede kuyu suyu yada depo suyu kullanılıyorsa, klor kullanma talimatına uygun şekilde mutlaka suyunuzu  klorlayınız.
  4. Kaynağını bildiğiniz ve temizliğinden emin olduğunuz suları kullanınız.
  5. Zorunlu hallerde suyunuzu en az 10 dakika kaynatarak kullanınız.

Gıda güvenliğiniz için;

  1. Tüm meyve ve sebzeleri tüketmeden hemen önce bol ve temiz su ile yıkayınız.
  2. İyice piştiğinden emin olduğunuz gıdaları tüketiniz.
  3. Pişirilmiş dahi olsa uygun şekilde saklanmayan gıdalarda mikrop üreyebileceğini unutmayınız, bu nedenle uygun şekilde saklanan gıdaları tüketiniz
  4. Açıkta satılan gıda maddelerini kesinlikle tüketmeyiniz.
  5. Kümes hayvanları, kasaplık hayvan etleri ve ürünleri tam olarak pişirdikten sonra tüketiniz.
  6. Pastörize edilmiş süt ve süt ürünleri kullanınız.

Unutulmamalıdır ki hasta kişiler, ishali düzeldikten sonra birkaç gün içinde de bulaştırıcı olabilir. Aile içinde hastalığın yayılımını önlenmek için hastanın kullandığı tabak, çatal, kaşık, bıçak temizlenmeden başkalarınca kullanılmamalı, hastanın özellikle dışkı ile temas etmiş kirli kıyafetleri sıcak su ile yıkanmalı, tuvalet klor içeren temizleyicilerle ya da çamaşır suyuyla temizlenmelidir.

Kimler Riskli Gruptadır?

Hastalıktan en çok kişisel temizlik kurallarına dikkat etmeyen, el yıkama alışkanlığı olmayan, yiyecekleri tüketmeden önce iyi yıkamayan ve yeterince pişirmeden yiyen, güvenli içme ve kullanma suyuna ulaşımın olmadığı toplum/kişiler ve çocuklar etkilenmektedir.

Akut ishal belirtileri göstermeleri durumunda hastaların; özellikle çocuk, yaşlı ve hamilelerin sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir