Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ;

Tanımı: Akciğer zarının (plevra) kötü huylu tümörüdür. Mezotelyoma olarak isimlendirilir. Halk arasında ak toprak, çorak toprak, göl toprak, çelpek, höllük veya ceren toprağı gibi isimlerle bilinen asbest ve erionit denilen maddelere uzun yıllar maruziyetin yol açtığı akciğer zarı kanserine verilen addır. Türkiye' de yılda en az 500 kişide görülmektedir. Bu sıklığın sebebi de asbestin Anadolu' nun birçok yöresinde bulunması ve halkımız tarafından bilinçsizce kullanılmasına bağlanılabilir. Asbest köylerde evleri badana yapmak için veya küçük çocuklarda pudra yerine kullanılırlar. Bazı yörelerde ise bebekler, höllük toprağı olarak bilinen ısıtılmış asbestle sarılmaktadır. Bu da bebeklerin mezotelyoma ve solunum rahatsızlıklarına yakalanmalarına yol açmaktadır.

Birçok hastada ise herhangi bir asbest veya erionit maruziyeti bulunmaz. Ailesel yatkınlık bildirilmiştir.

Asbest maruziyeti çeşitli meslek dallarında da ( fren balataları, ısı yalıtımında, tesktil sanayisi...) görülmektedir. Asbestin sanayide kullanılması yasaklandıktan sonra hastalıkta belirgin azalma görülmüştür.

İlginç olan bir nokta ise mezotelyomaya ait beliti ve bulguların asbest maruziyetinden sonra 20 ila 50 yıl içinde ortaya çıkabilmesidir.

Şikayetleri: Akciğer zarı kanserine ait en sık rastlanan yakınmalar ağrı ve ilerleyici nefes darlığıdır. Yorgunluk, anemi, öksürük, kanlı balgam görülebilir. Genelde akciğer boşluğunda sıvı birikmesi sonucu nefes darlığı, öksürük ve göğüste ağrı görülür. Eğer kanser akciğer zarını geçip vücudun diğer yerlerine yayılmış ise yutkunma güçlüğü, boyun ve yüzde şişkinlik görülür.

Bulgular: Akciğer zarı kanserine ait özel bir muayene bulgusu mevcut değildir. Her türlü akciğer hastalığında tespit edilen bulgular görülür; hasta akciğer tarafında solunum hareketlerinde azalma, hasta tarafta solunum seslerinde azalma tespit edilir.

Tanısı İçin Neler Yapılmalıdır: Öyküsünde mezotelyoma şüphesi olan ve akciğer grafisinde ve tomografide akciğer zarında kalınlaşma veya sıvı tespit edilen durumlarda mutlaka daha ileri yöntemlerle inceleme yapılması gerekir. Akciğer röntgeni ve tomografide tipik bulgular saptanabilse de kesin tanı için başvurulan yöntem akciğer zarı biyopsisidir. Öncelikle akciğerde biriken sıvıdan örnekler alınır ve inceleme için patolojiye gönderilir. Gelen sonuç ile tanı koyulamazsa akciğer zarı biyopsisi yapılır. Biyopsi iğne ile veya cerrahi yöntem ile yapılabilir. Hastaya aynı zamanda kanser yayılımını araştırmak amaçlı ileri tetkikler ( PET-CT,  ultrasonografi, MR gibi) de uygulanır.

Tedavisi İçin Neler Yapılmalıdır : Mezotelyoma, erken dönemde tanınıp uygun cerrahi girişim uygulanamadığında, ilaç yada ışın tedavisine iyi cevap vermeyen ve hastayı kısa zamanda ölüme götüren bir hastalıktır. Ne yazık ki hastalık yıllar içinde sinsice geliştiğinden ve bulgu vermeye geç başladığından dolayı tanı koyulduğu zaman genellikle hastalık çok ileri aşamalara geçmiş olur.

Çok erken evre hastalarda cerrahi tedavi şansı vardır. O taraf akciğe diyaframın ve kalp zarının tamamen çıkarılmasından, sadece akciğer zarlarının soyulmasına veya sınırlı bir alandaysa sadece tümörlü kısmı çıkarmaya kadar değişen çeşitli cerrahi teknikler vardır.

Cerrahiye uygun olmayan hastalarda, cerrahi sonrası tekrar tümör gelişen hastalarda veya tümörün yayılım gösterdiği hastalarda kemoradyoterapi uygulanır. Bu tedaviyi tolere edemeyecek hastalara sadece nefes darlığını  ve ağrısını azaltmaya yönelik  destek tedavileri ( Akciğerde sıkça toplanan sıvıya yönelik olarak boşaltıcı torasentezler/ göğüs tüpü takılması/ plöredez) uygulanır.

Ancak her hastalıkta olduğu gibi burada da esas hedef öncelikli olarak hastalıktan korunma, sonrasında ise erken tanı ve tedavidir.   

Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir : Tedavi sonrası psikolojik destek verilmesi, enfeksiyon alanlarından uzak durulması, sigaradan uzak kalınması, rutin kontrollerinin yapılması